TARİHÇE

   
 


 

 

ANA SAYFA

HIDRELLEZ 2016

HIDRELLEZ 2014

HIDIRELLEZ 2013

HIDIRELLEZ 2011

KÖYÜMÜZDEN YENİ RESİMLER

MECİDİYE'DEN HABERLER

MESAJLARINIZ

TARİHÇE

SOY AĞACI

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZ

SİZİN SAYFALARINIZ

KÖYÜMÜZDEN GENEL BİLGİLER

RAHMETLE ANDIKLARIMIZ

RAHMETLE ANDIKLARIMIZ 2

ANILARDAN

OKUL RESİMLERİ

FUTBOL RESİMLERİMİZ

KÖYÜMÜZDEN RESİMLER

KÖYÜMÜZDEN MANZARALAR

SİZİN ÇEKTİKLERİNİZ

DAVETLERİNİZ

LİNKLER

İLETİŞİM

 


     
 

 

             MECİDİYE KÖYÜ YENİŞEHİR BURSA
             Köyümüz Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı, Yenişehir'e 14km, Bursa'nın İznik İlçesine ise 13km mesafededir. Ulaşım her iki ilçeye de eşit konumlarda yapılabilmektedir.
             Köyümüz gerek doğa güzelliği ve gerekse yerleşim anlamında ülkemizde ender görülen harika yerleşim birimlerinden biridir.





Araştırmacı Yazar  Salih EROL
 Hocamıza belge için çok teşekkür ediyoruz

MECİDİYE KÖYÜ TARİHÇESİ

 

      1877 / 1878 Osmanlı Rus Savaşlarında ( 93 Muharebesi ) Osmanlı İmparatorluğunun yenik düşmesi sonucu şuanda Bulgaristan Devleti hudutları sahilinde bulunan Plevne – Rusçuk – Eski Cuma ve Şumlu Vilayetleri dahil özellikle Deli Orman diye bilinen bölgedeki Türkler kafileler halinde Anadoluya göç etmeye zorlanmışlar ve birçoğu köylerini terk ederek Anadoluya göç etmiştir. Değişik köylerden Anadoluya hareket eden Türkler yolculuk esnasında çeşitli yörelerde konaklamışlar, tanışmışlar, evlenmişler. Değişik köylerden bir araya gelerek Anadoluda köy kurmuşlardır. Mecidiye köyüde bunlardandır. 1890’lı yıllarda kuruldukları belirtilmektedir. Her ikisinde de Rusçuk iline bağlı Balaban ve Solanik, Eski Cuma ( Osmanpazarı ) iline bağlı Dağyeni köylerinden gelenlerden teşekkül etmiştir.

 

                     Anadoluya göç savaş sonrası başlamış sırasıyla Edirne – Çanakkale – Bandırma – Karacabey istikametinden Bursa’ya 1900’ lü yıllardan sonra ise İstanbul üzerindendir. Şuanda kurulu bulunan Mecidiye köylüleri Yenişehir bölgesindeki Seymen köyüne yerleşmişlerdir. Kalabalık oluşları, ovadaki sinek ve hastalıkların çoğalması sonucu Yenişehir yetkilisi Ethem Paşaya elçi gönderilerek çocukların ve hayvanların telef olduğu, meranın yetmediği köyün sürekli göç aldığı belirtilerek yer bulunması istenmiştir. Bunun üzerine Ethem Paşa Yenişehir’e göçmenleri çağırarak, manda ve benzeri büyükbaş hayvanı olanları bugünkü Babasultan ve Çayır mahallelerine, keçi ve koyun gibi sürü sahiplerini de kendi Kışlak’ı Mecidiye bölgesine kılavuz vererek göndermiştir. Kılavuz bir kısmını şuanda mevcut Mecidiye köyünün bulunduğu yere yerleştirmiştir. Mecidiye köyüne yerleşenler kılavuza hizmetlerinden dolayı bir ( 1 ) mecidiye vermiş. Ethem Paşa’ da kılavuzun anlattıklarından esinlenerek Mecidiye Köy ismini vermiştir.

 

BALABAN KÖYÜ: Şu anda yerinde köy yoktur. Bahsedilen savaşta yerle bir edilmiş. Şimdi köyün bulunduğu yerde su kuyuları ve mezarlık vardır. Ayrıca yanında bulunan koru, Balaban Korusu olarak bilinmekte ve Rusçuk ilinin Kubrat ilçesine bağlı Sırtalan köyünün merası ( otlakiye ) durumundadır. Savaş esnasında köyden kaçanlar yakınında bulunan Lojuba ( Locuba ) köyüne yerleşmişler. Buradan da Anadolu’ya göçler başlamıştır. Locuba köyü ( 10.000 ) onbin nüfuslu Belediyelik Türk Köyüdür. Mecidiye’nin kuruluşunda bulunan Mahmutlar, Tilkiler, Gacallar, Abdiler, Boşnaklar, Dükkancılar, Selimler, Kocahocalar             ( Ahmet SEVİM ), Abdullah Hocalar ( Halil ORUÇ ), Mandacılar, Çakırlar, Sivriler, Berberler ( Muzaffer EREN ), Sarılar, Çobanlar, Üzeyirler, Karayeller, Ömerler ( Ömer Hüseyin YAŞA ), Kayalar, Kuşçular lakapları mevcuttur.

 

LOCABA KÖYÜ: Ruscuk iline bağlı Vetova ile Kubrat ilçeleri arasında Vetova ilçesine bağlıdır. Locaba köyünden 1938 – 1951 – 1971 yıllarında Bursa’ya göç gelmiştir. Bağlarbaşı, Yeşilova, Kemerçeşme, Hocahasan Mahallelerinde yaşayan 10 – 15 hane mevcuttur.

 

SOLANİK KÖYÜ: Şuanda aynı yerindedir. ( 1500 ) bin beş yüz nüfusu vardır. ( 1000 ) bini Bulgar, ( 500 ) beş yüzü Türk’ dür.  Mecidiye köyüne göç edenler; Kuloğulları ( Güzel ve Sevil soyadı taşıyanlar ), Eskioğulları ( Kulu, Erdinç ve Yenişehir’de ikamet eden Baştürk soyadı taşıyanlar ), İmamoğulları (  Mutlu [ Şaban, Hasan ], Kutlu ve Sargın soyadı taşıyanlar Mehmet SARGIN’ ın kayınpederi ) Karamitler, Zekeryalar, Çan soyadı taşıyanların dedeleri. Metin soyadı taşıyanların dedeleri ve Kurtlar.

 

DAĞYENİKÖY: Eski Cuma ( Osmanpazarı ) iline bağlı Popağa ilçesi Opaka Nahiyesine ( 8 ) sekiz km. mesafede ( 1000 ) nüfuslu bir köydür. Yarısı Bulgar’ dır. Mecidiye köyüne göç edenler Tumbuloğulları                        ( Kızılaslan soyadı ), Ali Osmanlardan ( Duran soyadlı ), Maremler (Çelik soyadlı ), Kareler, Karahasan oğulları ( Sungur soyadı taşıyanlar ).

 *Recep KURAN tarafından derlenmiştir.

 

 

 

93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, bu savaşa neden “93 Harbi” denildi?
Osmanlı padişahı II. Abdülhamit döneminde yapılan bir Osmanlı-Rus savaşıdır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Tuna Cephesi'nde, hem de Kafkasya Cephesi'nde savaşılan 93 Harbi Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgiyle sonuçlanmış; hem büyük bir toprak kaybına neden olmuş, hem de Rus ordusunun İstanbul'un eşiğine (Yeşilköy) kadar gelerek Osmanlı Devleti'nin varlığını tehdit etmesiyle sonuçlanmıştır.
Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/93_Harbi "Fight near Ivanovo Chiflik on 2nd October 1877 (Russo-Turkish War)"
Doksanüç Harbi sırasında 500.000 civarında Müslüman ölmüştür. Bunların çoğu asker değil, sivil halktır. Ve dahası ölenlerin çoğunluğunu da çocuklar, yaşlılar ve kadınlar oluşturmaktadır. Bunların bir kısmı Ruslar ve Bulgarlar tarafından katledilmiş, önemli bir kısmı da ya açlıktan, ya soğuktan, ya da salgın hastalıklardan ölmüştür. Toplam 1.230.000 civarında insanın da köylerini, şehirlerini bırakarak Makedonya’ya, Trakya’ya ve Anadolu’ya göç ettiği hesaplanmaktadır.
Kaynak :http://www.anayasa.gen.tr/yeniciftlik-bildiri.htm
Bu savaş, Osmanlı İmparatorluğu`na toprak ve itibar kaybettirdiği gibi, yeni filizlenmeye başlayan Meşrutiyetin de sonunu getirmiş ve İmparatorluğu, büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya bırakmıştır.
93 Harbi, Osmanlı Devletinin ağır mağlûbiyetiyle neticelendi. Rumeli Türklüğü, Rus birlikleri ve Bulgarların büyük katliamı sebebiyle büyük sarsıntıya uğradığından Türk nüfûsu azınlığa düştü. Son asır Türk târihinin en büyük göç fâciâsı vukû buldu. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan yollar göçmen kâfileleriyle doldu. Bunların büyük bir kısmı yine Ruslar ve Bulgarlar tarafından imhâ edildi.
Savaş, Rusların Balkanlarda Tunayı geçerek Osmanlı topraklarına saldırmasıyla başladı. Doğu'da ise Arpaçay'ı geçen Ruslar, Kars ve Ardahan'ı ele geçirdiler. Rus ordusunu Gazi Ahmet Muhtar Paşa Erzurum'da durdurdu. Batı'da, Gazi Osman Paşa Plevne'de Rus saldırılarına uzunca bir süre başarıyla karşı koydu ise de gerekli yardımı alamadı. Ruslar Plevne ve Sapkayı geçtiler. Böylece Edirne yolu Ruslara açılmış oluyordu. Rus Ordusu'nun Yeşilköy'e kadar gelmesi üzerine Osmanlı Devleti barış istedi.
Tarih boyunca yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalar dolayısıyla Bulgaristan'dan Türkiye'ye dört büyük göç dalgası yönelmiştir :
Bunlardan ilki Osmanlıların
93 Harbinde Ruslar karşısında bozguna uğramasının ardından yaşanan 1878 göçüdür. 

İkinci göç dalgası Balkan Harbinde yenilgiye uğrayan Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki tüm topraklarını Trakya dışında terketmek durumunda kalması sonucu 1912 yılında gerçekleşmiştir.
Üçüncü büyük göç İkinci Dünya Savaşı sonrası sosyalist rejime geçen Bulgaristan'ın tarım arazilerini devletleştirmesi ve Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılması sebebiyle Moskova'dan Bulgar devletine yöneltilen, Türkiye'ye misilleme amaçlı Türk göçünün teşvik edilmesi talebi sonucu 1950-1951 yılları arasında yaşanan göçtür.
Dördüncü ve en son göç dalgası 1989 senesinde Bulgar devletinin asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşmiştir. KAYNAKÇA :http://www.sumen.info/bulgaristan/#Tarih
Köyüm aydoğdu sitesinden alıntı yapılmıştır.

 
 

Bugün 1 ziyaretçi (34 klik) kişi burdaydı!

 

 
MECİDİYE KÖYÜ YENİŞEHİR